Genel Seçim 2011

sandık

2011 Genel Seçimlerine Adım Adım Yaklaşırken Halk Ne Diyor?

NG İnternet Hizmetleri’nin, 2011 genel seçimlerine ilişkin Nisan ayında yaptığı kamuoyu araştırmasının sonuçları belli oldu. Türkiye genelinde 3000 kişinin katılımı ile, www.benderimki.com kamuoyu araştırması platformu üzerinde gerçekleştirilen araştırma, ilginç sonuçları ortaya çıkardı. Araştırma, Türkiye’nin demografik yapısını yansıtması, Türkiye’nin her ilinden katılımcıların olması ve internet üzerinde gerçekleştirilmesi ile bir ilki temsil ediyor. Halkın seçime ilişkin çeşitli konulardaki görüşlerini, izleyen başlıklar altında detayları ile bulabilirsiniz.

Seçimde oyunuzu hangi partiye vereceksiniz?

Seçimlere Genel Bakış

Seçimlere yaklaşırken halkın çoğunluğu, seçimleri demokrasi sınavı ve seçtiği partinin mecliste onu temsil etmesi olarak görüyor. Bu genel görüşün hemen ardından ise, olumlu ve olumsuz olmak üzere iki farklı bakış açısının ön plana çıktığı görüldü. Bu görüşlerden ilki, halkın seçimleri yeni bir umut olarak değerlendirmesidir. İkinci görüş ise halkın seçimleri, halka birçok vaatlerin verilmesi ve siyasi partiler arasındaki iktidar kavgaları olarak değerlendirmesidir.

Siyasi Partiler ve Politikacılar

Oy verdiğiniz siyasi parti, düşüncelerinizi tam anlamıyla yansıtıyor mu diye sorulduğunda, cevapların yaklaşık yarısının evet çıktığı görülmüştür. Partiler bazında sonuçlara bakıldığında farklı tablolar ortaya çıkmaktadır. AKP’ye oy verenlerin çoğunluğu AKP’nin kendi düşüncelerini yansıttığını belirtirken, CHP’de durum tersine çıkmıştır.


Her 5 kişiden 2’si Türkiye’de güvenilir bir siyasi partinin olduğunu düşünmektedir. Parti bazında bakıldığında, AKP’nin seçmen tabanının yaklaşık beşte üçü, CHP’nin ise yaklaşık üçte biri Türkiye’de güvenilir bir siyasi parti olduğunu düşünmektedir.


Her 5 kişiden 3’ü Türkiye’nin yeni ve farklı bir siyasi partiye ihtiyacı olduğunu düşünmektedir. Bu görüşte olanlar, AKP’nin seçmen tabanında yarıya yakın, CHP’nin seçmen tabanında ise her beş kişiden dördüne karşılık gelmektedir.


Seçmenlerin, oy verdikleri siyasi partiyi seçmelerinin en önemli sebebi, görüşüne en yakın parti olmasıdır. Öne çıkan diğer cevaplar arasında ise öncelikle partinin Türkiye için çok iyi işler yapması ve ardından partinin alternatifi olmaması gelmektedir. Parti iç tüzüğü, parti kadrosu ve parti lideri gibi nedenlerin ise oldukça arka planda kaldığı görüldü.


Siyasetçileri değerlendirirken her 5 kişiden 2’si, kişinin dürüstlüğünü, samimiyetini ve temiz bir geçmişinin olmasını en önemli kriter olarak göstermiştir. Hemen arkasından ise yine benzer oranla daha önce yapmış olduğu işlere ve toplumsal projelere önem verilmektedir. Her on kişiden biri içinse, siyasetçinin hangi partiden aday olduğu, en önemli kriter olarak ön plana çıkmıştır. Kişinin eğitimi ve bilgisi, bahsedilen tüm bu kriterlerden sonra gelmektedir.


Siyasetçilerin, seçim sürecinde verdikleri vaatleri tutmasına ilişkin beklenti oldukça düşük çıkmıştır. Her 4 kişiden 3’ü, az sayıda siyasetçinin vermiş olduğu sözleri yerine getireceğini düşünmektedir. Her 6 kişiden biri ise, hiçbir siyasetçinin vaatlerini tutmayacağı yönünde görüşlerini belirtmiştir. Tüm siyasetçilerin seçim vaatlerini yerine getirmesine ilişkin beklenti ise %1’in altındadır.


Siyasi liderlerin iletişim tarzlarına ilişkin seçmenlerin görüşleri sorulduğunda, her 10 kişiden 9’u olumsuz görüş bildirmiştir. Parti seçmenleri ayrı ayrı ele alınarak sonuçlara bakıldığında oranların oldukça yakın çıktığı görülmüştür. Bu durum, siyasi liderlerin iletişim tarzlarının halk arasında genel olarak rahatsızlık uyandırdığını göstermektedir.

En Çok Beğenilen Siyasi Liderler

En çok beğenilen siyasi parti liderlerine baktığımızda yaklaşık olarak her iki kişiden birinin söylediği isim Recep Tayyip Erdoğan’dır. İkinci sırayı ise her beş kişiden birinin söylediği isim olan Kemal Kılıçdaroğlu almaktadır.


Bu liderleri sırası ile Devlet Bahçeli, Osman Pamukoğlu, Numan Kurtulmuş ve Abdüllatif Şener izlemektedir.

Tek Parti İktidarı

AKP’nin seçimden tek başına iktidar çıkmasının Türkiye’nin geleceğini ne yönde etkileyeceği sorulduğunda, katılımcıların %39’u olumlu olacağı yönünde görüş belirtti. Katılımcıların %32’si olumsuz, %19’u bir değişiklik olmayacağı ve %10’u kararsız olduğu yönünde fikir belirtti.


CHP’nin seçimden tek başına iktidar çıkmasının Türkiye’nin geleceğini ne yönde etkileyeceği sorulduğunda, katılımcıların %48’i olumsuz olacağı yönünde görüş belirtti. Katılımcıların %22’si olumlu, %20’si kararsız olduğu ve %10’u bir değişiklik olmayacağı yönünde fikir belirtti.


Yakın geçmişte uzun zaman koalisyon hükümetleri ile yönetilen Türk halkına, tek parti iktidarını mı yoksa koalisyon hükümetini mi tercih ettiği, partiler bazında soruldu. Buna göre araştırmaya katılan seçmenlerin %57’si AKP’nin tek başına iktidara gelmesini tercih ederken, %43’ü AKP’nin dışarıda kalacağı bir koalisyon hükümeti kurulmasını tercih ediyor. Soru CHP açısından değerlendirildiğinde ise, araştırmaya katılan seçmenlerin %38’i CHP’nin tek başına iktidara gelmesini tercih ederken, %62’si CHP’nin dışarıda kalacağı bir koalisyon hükümeti kurulmasını tercih ediyor.


Bir diğer soruya göre, CHP seçmeninin %94’ü, AKP’nin insanların dini duygularını politikaya alet ettiğini düşündüğünü belirtti. Türkiye geneline bakıldığında ise, seçmenlerin %52’si bu yönde fikir belirtiyor.


Başka bir soruda ise AKP seçmeninin %84’ü, CHP’nin insanların Atatürk’e ilişkin sempatilerini politikaya alet ettiğini düşündüğünü belirtti. Türkiye geneline bakıldığında ise, seçmenlerin %67’si bu yönde fikir belirtiyor.

Verilen Oyları Etkileyen Nedenler

Yaklaşık olarak her 10 kişiden 9’u, medyanın, insanların seçimlerde verdiği oyu yönlendirdiğini düşünüyor. Yaklaşık olarak her 5 kişiden 4’ü ise, insanların seçimlerde verdiği oyu, çevresindekilerin yönlendirdiğini düşünüyor. Parti seçmenleri ayrı ayrı ele alınarak sonuçlara bakıldığında, cevapların oranlarının oldukça benzer olduğu görüldü. Bu durum, seçmenlerin medyadan ve çevresindeki kişilerden yoğun bir şekilde etkilendiğini göstermektedir.

Halkın Öncelik Verdiği Konular

İktidara gelen partinin öncelikli olarak odaklanması gereken ilk konunun ne olduğu sorulduğunda gelir dağılımındaki eşitsizlik ve işsizlik %17’lik oranlarla ilk sırada çıkmıştır. %10’luk oranlarla eğitim ve terörizm ise ikinci sırada gelmektedir. Bu konuların hemen arkasından ise %9’luk oranla ülke ekonomisi gelmektedir.

Hangi konuların iktidara gelecek parti tarafından öncelikli olarak ele alınması gerektiği de araştırma kapsamında sorulmuştur. Konular ve öncelik listesine alınması gerektiğini belirten seçmenlerin oranı şu şekilde çıkmıştır:

  • Sosyal güvenlik – %15 Avrupa Birliği – %9
  • Dış politikalar – %9
  • Dini özgürlük – %12
  • Düşünce özgürlüğü – %17
  • Eğitim – %32
  • Gelir dağılımındaki eşitsizlik – %36
  • Halkın güvenliği ve asayişin sağlanması – %15
  • İnsan hakları – %14
  • İşsizlik – %46
  • Kadın ve erkek eşitliğinin sağlanması – %6
  • Laiklik – %10
  • Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının sınırlandırılması – %20
  • Seçim sistemi ve partiler yasası – %6
  • Sosyal güvenlik – %15
  • Terörizm – %35
  • Türban – %16
  • Ülke ekonomisi – %29
  • Ülke içindeki kutuplaşmalar – %17
  • Yargı ve adalet – %29
  • Yolsuzlukların engellenmesi – %28

Azınlıklar, Türban ve AB

Verilen tanımlara dayanarak, Türkiye’deki azınlıklarla ilgili düşüncelerini en iyi yansıtan tanımın hangisi olduğu sorulduğunda, alınan cevapların oranları şu şekilde olmuştur:

  • %29: Türkiye’de azınlık kavramından söz etmek anlamsızdır. Çünkü Türk halkı çok sayıda farklı etnik kökenlerden oluşmaktadır.
  • %25: Azınlık konusu, Türkiye’deki huzur ortamının bozulması için dış güçler tarafından kullanılmaktadır.
  • %15: Türkiye’de azınlık kavramı, ülke içindeki bazı kesimler tarafından araç olarak kullanılmaktadır. %15: Türkiye’de azınlık kavramı, ülke içindeki bazı kesimler tarafından araç olarak kullanılmaktadır.
  • %11: Türkiye’de azınlık haklarına verilen önem artmaktadır.
  • %7: Azınlıklara odaklanan hak ve özgürlük çalışmaları, halkın geri kalanına haksızlıktır.
  • %5: Azınlık hakları, insan hakları ve özgürlüklerinden ayrı bir şekilde ele alınmamalıdır.
  • %5: Türkiye’de azınlık hakları gözetilmemektedir.
  • %3: Diğer

Kürt kökenli vatandaşların sorunlarına yaklaşım nasıl olmalıdır sorusuna, her iki kişiden birinin verdiği cevap, ‘insan hakları ve özgürlükler kapsamında, halkın genel bir sorunu olarak ele alınmalı’ olmuştur. Tek başına ele alınması gerektiğini belirtenler, her altı kişiden biri olarak çıkmıştır. Azınlıklar kapsamında genel olarak ele alınması gerektiğini belirtenler ise her yedi kişiden biridir.


Gündemde sık sık yer alan konulardan biri olan türban konusunda her 10 kişiden 6’sı, türbanın özgürce her yerde takılabilmesi yönünde görüş belirtmiştir. Her 10 kişiden 3’ü ise sadece kamusal alanda yasaklanması gerektiğini düşünmektedir. Türbanın tamamen yasaklanması gerektiğini düşünenlerin sayısı her 16 kişiden 1’i olarak ortaya çıkmıştır.


Seçmenlerin AB ile ilgili düşünceleri sorulduğunda, iki cevap çok yaklaşık oranlarla diğer cevapların çok önünde çıkmıştır. Her 3 kişiden 1’i ‘AB üyesi olmak vazgeçilmez değildir’ derken yine katılımcılar arasındaki her 3 kişiden 1’i ‘Ancak Türkiye’nin özel şartları kabul edilirse AB üyesi olunmalıdır’ demiştir. Her 10 kişiden 1’i ‘Türkiye kesinlikle AB üyesi olmalıdır’ derken yine benzer oranla her 10 kişiden 1’i ‘AB üyeliği süreci durdurulmalıdır’ demiştir.

Genel Seçim

12 Haziran 2011’de yapılacak genel seçimlere yaklaşırken, sandıktan çıkacak sonuç da heyecanla bekleniyor. Araştırmaya katılan her üç seçmenden ikisi, bir önceki genel seçimlere kıyasla farklı bir tablonun çıkmayacağı yönünde beklentilerini belirtti.


Araştırmaya katılan seçmenlerin hangi partiye oy vermeyi düşündükleri sorulduğunda çıkan sonuçlar şu şekilde olmuştur. AKP %45,8 ile ilk sırada yerini alırken, CHP %24,2 ile ikinci sırada çıkmıştır. Arkalarından ise MHP %9,7 oy oranı ile gelmektedir. Kararsızların oranı ise %8’dir. Araştırmanın sonuçlarına göre, AKP bir önceki genel seçimlerdeki oy oranına oldukça yakındır. CHP’nin oylarında artış görünmektedir. MHP’de ise oy kaybı ile beraber seçim barajına takılma olasılığı, araştırma ile çıkan sonuçlar arasındadır.

Seçimlerde oy barajı olmasa, verilen oy farklı olur muydu konusu da soruldu. Yaklaşık olarak her beş kişiden biri, seçimlerde partiler için baraj olmasa oyunu başka partiye vereceğini belirtti.



Bu sayfadaki içeriğin tüm hakları www.benderimki.com sitesine aittir. Burada sağlanan bilgilerin doğrudan veya dolaylı, herhangi bir şekilde kullanılması durumunda referans gösterilmesi zorunludur.

Bizi daha yakından takip etmek için:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir