Marmara’daki Deniz Kirliliği ve Müsilaj

Bir süredir gündemde olan Marmara Denizi’ndeki müsilaj konusu hepimize deniz kirliliğinin ciddiyetini bir kere daha hatırlattı. Sanayileşen dünyamız ve insan elinin doğayı günden güne tahrip etmesinin bizi ne kadar kötü noktalara getirebileceğini görüyoruz.

1940-1960 yılları arasında Marmara Denizi’nin bazı kıyıları, insanların gönül rahatlığıyla yüzebildiği plajlar olarak geçiyordu. Hızlı kentleşme ve deniz kirliliği sonucunda Bostancı, Suadiye ve Moda gibi o dönemin popüler plajlarında denize girebilmek artık imkansızlaştı.

Dünya genelinde ise deniz canlıları tehdit altında varlığını sürdürüyor. Uzmanlar günümüzde okyanus tabanındaki mikroplastik seviyesinin kendi rekoruna ulaştığını belirtiyor1.

Araştırmalar, 2050 yılına kadar denizlerde balıktan çok mikroplastiklerin olacağını gösteriyor2.

NG Araştırma olarak Marmara Denizi’nde oluşan deniz salyası (musilaj) ile ilgili 10 – 17 Haziran 2021 arasında Türkiye genelinde bir araştırma yürüttük. Araştırmamıza Türkiye genelinde 15 yaş üzeri, farklı sosyo ekonomik sınıflardan 1582 kişi katıldı. Sonuçların, deniz kirliliği hakkındaki insanların düşüncelerini daha iyi anlamamız adına hepimize ışık tutacağına inanıyoruz.


Deniz kirliliğinin başlıca nedenleri

Marmara Denizi deniz kirliliğine uzun süredir kırmızı alarm niteliğinde tepki veriyor. Peki, denizlerimizi ve doğrudan tüm canlıları etkileyen bu kirliliğe en çok neler sebep olduğunu düşünüyoruz?

Gelin, katılımcılarımızın bu konudaki fikirlerini hep birlikte inceleyelim!

Sence deniz kirliliğinin başlıca nedeni hangisidir?Oran
Deniz kıyılarında bulunan sanayi tesislerinden çıkan ve arıtılmadan denize boşaltılan atıklar50,65%
Gemiler ve diğer deniz araçlarından oluşan kirlilik (petrol, yağ atıkları, zehirli sıvılar, pis sular, çöpler vb.)28,57%
Kanalizasyon11,69%
Doğanın kendi doğal döngüsü5,19%
Turizm3,90%

Her iki kişiden biri, deniz kirliliğinin en büyük nedeninin sanayi tesislerinden çıkan ve arıtılmadan denize boşaltılan atıklar olduğunu düşünüyor. %28’lik oranıyla ikinci sıraya yerleşen faktör, deniz araçlarının neden olduğu atıklar oldu. %12 oranında kişi de kanalizasyon sularının bu durumda etkili olduğunu düşünüyor.


Müsilaj’ı biliyor muyuz?

Petrol, denize atılan çöpler, yağ ve sanayi atıkları gibi kirlilikler ve deniz suyunun ısınmasının sonucu olarak Marmara Denizi’nde belirgin olarak kötü bir görüntü oluştu. Canlı hayatını risk altına sokan bir ortamla karşı karşıya kaldık.

Peki, son zamanlarda Türkiye ve dünya medyasına yansıyan Marmara Denizi’ndeki deniz salyasından ne kadar haberimiz var?

Katılımcılarımızın %85 oranındaki çoğunluğu müsilajı daha önce duyduğunu belirtirken, %15 oranında kişi ise bu konuyla ilgili bir bilgisinin olmadığını söyledi.


Müsilaj kirlilikle ilgili mi?

Katılımcılarımıza oluşan müsilajın kirlilikle doğrudan bir ilgisi olup olmadığını sorduk.

Her 10 kişiden 7’si insan etkisiyle oluşan kirliliklerin deniz salyası oluşumuna sebep olduğu yanıtını verdi. %18 oranında kişi “kısmen” yanıtını verirken, katılımcılarımızın sadece %5’i ikisinin arasında bir bağlantı olmadığını düşünüyor.


Marmara Denizi müsilaj etkisinden tamamen kurtulur mu?

Geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı musilajı yok etmek adına “Marmara Denizi Eylem Planı”nı kamuoyuyla paylaşmıştı. Ayrıca, Marmara Denizi’nde yapılan bilimsel çalışmaların Temmuz ayına kadar tamamlanacağı ve uzun vadede deniz kirliliği sorununun çözülmeye çalışıldığı duyuruldu. Çalışmalar devam etmekte3.

Peki vatandaşlar Marmara Denizi’nin deniz salyasından tamamen arınacağı düşünüyor mu?

Katılımcıların %38’i etkilerin ortadan kalkmayacağını belirtti. %34 oranında kişi ise Marmara Denizi’nin müsilaj etkisinden tamamen kurtulacağına dair inancı tam.


Marmara Denizi’nde canlı yaşamı devam eder mi?

Biyolojik çeşitlilik açısından zengin olan denizlerimizde birçok türde balık ve bitki yaşamakta. Peki müsilaj Marmara Denizi’ndeki canlı türlerine ne kadar zarar veriyor? Canlı yaşamı genel olarak aynı şekilde devam edebilecek mi?

On Yedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı yaptığı araştırmalarda birçok mercan ve balığın öldüğü derinlikte, müsilajın her yeri kapladığını gördü. Sarı, aynı zamanda Marmara Denizi’nin canlı kalmasındaki en büyük rolü oynayan kırmızı mercan yataklarının da ölmeye başladığını belirtiyor4.

Deniz salyasının etkileri, canlı yaşamının tamamen yok olmasına sebep olur mu?

Anketimize katılan her üç kişiden ikisi sadece en dayanıklı bitki ve balık türlerinin kalacağını düşünürken, yaklaşık her beş kişiden biri deniz canlılarının yaşamaya devam edeceğini savunuyor. Her 20 katılımcıdan 1’i ise tüm balıkların ve bitkilerin yok olacağına inanıyor.


Marmara Denizi çevresinde turizm biter mi?

Marmara Denizi’nin bazı kıyı şehirlerinin ve özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı çok fazla turist çeken adaların musilaj tehlikesi sebebiyle gözden düşmeye başladığı tahmin edilebilir bir durum.


Araştırmamıza katılanlar bu konuda iyimser ağırlıklı düşünüyor. Grafikte de görüldüğü üzere %31 oranında kişi Marmara Denizi çevresinde turizm biteceğini düşünürken, %52 oranında ise turizmin bitmeyeceği görüşünde.


Müsilaj Ege Denizi’ne geçer mi?

Marmara Denizi’nde ortaya çıkan deniz salyasının (müsilaj), diğer denizlere ulaşmaya başlaması çok uzak bir ihtimal gibi durmuyor. Müsilaj’ın Ege Denizi’nin kuzeyine ulaştığı haberlerini medyada görüyoruz. Fakat musilajın denize tamamen yayılması için, kirlilik dışındaki başka faktörlerin de önemli olduğu biliniyor.

Profesör Doktor Mustafa Sarı, müsilajın Marmara Denizi’nde bu kadar yaygın olmasını özellikle üç nedene bağlıyor. Birinci neden, Marmara Denizi’nin su sıcaklığının geçtiğimiz 40 yıla oranla artmış olması. İkinci neden, Marmara Denizi’nin kendine özgü yapısı. Üçüncü neden ise atıkların sebep olduğu azot ve fosfor gibi besin elementlerinin artmış olması5.

Katılımcıların %53’ü deniz salyasının Ege Denizi’ne geçeceğini düşünüyor. Bu sorumuz hakkında fikri olmayan kişi sayısı %31 oranında. Kişilerin %16’sı ise müsilajın Ege Denizi’ne geçmeyeceğini düşünüyor.


Müsilaj Karadeniz’e geçer mi?

Marmara Denizi’ndeki turistik faaliyetlerin deniz salyası sebebiyle zarar görmesi, turistlerin alternatif yollar arayacağı anlamına geliyor. Akla gelen ilk iki yer ise Ege ve Karadeniz bölgeleri.

Anketimize katılan üyelerimizin, müsilajın Ege Denizi’ne geçip geçmeyeceği konusundaki düşüncelerini paylaştık. Bakalım, katılımcılarımız Marmara Denizi’ndeki deniz salyasının Karadeniz’e geçeceğini düşünüyor mu?

%45 oranında kişi deniz salyasının Karadeniz’e geçeceğini düşünür iken, %23 oranında kişi ise geçmeyeceğini düşünüyor.

Peki sen müsilajın yok olacağını düşünüyor musun? Yoksa diğer denizlere de yayılacağına mı inanıyorsun?

Düşüncelerini yazımızın altına yorum yaparak veya sosyal medya hesaplarımızda bizimle paylaşabilirsin!


Ben derim ki…
 platformuna üye değilsen hemen üye olabilir ve bunun gibi daha birçok kamuoyu araştırmasına katılabilirsin. Aramıza katılmak için hemen tıkla.

Bu sayfadaki içeriğin tüm hakları www.benderimki.com sitesine aittir. Burada sağlanan bilgilerin doğrudan veya dolaylı, herhangi bir şekilde kullanılması durumunda referans gösterilmesi zorunludur.

İnternet’te Ben derim ki…


Site Link

Site Link

Site Link

Site Link
Bizi daha yakından takip etmek için:


Referanslar:

1- High microplastic concentration found on ocean floor – (BBC News)
2- Deniz kirliliği alarm veriyor: 30 yıl sonra denizlerde balıklardan çok mikroplastik olacak – (birgun.net)
3- BAKAN KURUM, “MARMARA DENİZİ EYLEM PLANINI” AÇIKLADI – (csb.gov.tr)
4 ve 5- Müsilaj Marmara’yı esir aldı – (Denizcilik Dergisi)



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir